36 saat ara fena sayılmaz. Hiçten iyidir. Hem bu 36 saati de çok neşeli geçirdi. Koştu, oynadı, yedi.
Zaten sadece yiyor.
Şimdi de aç aç ortalarda dolaşmasından krizlerin bitmediğini sanıyorum
25 Kasım 2007
24 Kasım 2007
24 Kasım
Biz de öğretmenler gününü böyle kutladık. 23'ü 24'e bağlaya gece gene bir kriz. Çok kasıldı, toparlanması uzun sürdü, gene de çok şiddetli değildi. Heyecanla dışarı çıkarılmayı talep etti. Koşa koşa kaka yapacak yer aradı. Biraz gezdik. İçerde o gezmeye devam etti. Yaklaşık bir saat gezdi. Fazla heyecanlı olduğu için gene dışarı çıkardım. Sadece çiş yaptı. Ameliyatın şimdilik şu faydası oldu, eve gezinirken sağa sola koku bırakmaya çalışmıyor. Sadece odanın içinde dört dönüyor.
Bir bir buçuk saat kadar huzursuz huzursuz gezindikten sonra geldi yanıma yattı. Bugün bütün gün fena değildi. Bahçede bol bol gezdi.
Kriz zamanını yaklaşık çıkarmaya başladık.
Bir bir buçuk saat kadar huzursuz huzursuz gezindikten sonra geldi yanıma yattı. Bugün bütün gün fena değildi. Bahçede bol bol gezdi.
Kriz zamanını yaklaşık çıkarmaya başladık.
- 3 haftalık periodlar
- açlık krizi (masa üstünden hırsızlık)
- rafraf'ın durup dururken ona havlaması ya da yanına yaklaştırmaması
06 Kasım 2007
Gene üstüste
Cumhuriyet bayramını kutlamıştık ama ertesi gün dinlenemedik. Önce hafif bir akşam krizi, sonrahafif bir ertesi sabah krizi, akşam, sabah tekrar, ardından ikişer saat arayla ve sonuncusu çok şiddetli olmak üzere 4 kriz. Sonuncusuyla beraber aklı da gitti. En azından hafızasını tümüyle yitirdi. Sonraki 2-3 günü bizi, çevresini yeniden tanımakla geçirdi. Ben nerdeyim, bunlar da kim bakışlarına katlanmak çok zordu. Şimdi toparlandı. Geriye inanılmaz bir açlık, masa üstünden hırsızlık girişimleri vs kaldı ama idare ediyoruz. Epileptyl'i artık sabah öğlen akşam 10'ar damla veriyorum. Ameliyat sonuçlarından hala ümidimi kesmiş değilim.
11 Ekim 2007
Ameliyat
Dün sonunda kısırlaştırma eylemi tamamlandı. Krizsiz amelıyatı tamamladı. Ama evin şımarık çocuğu olduğunu 24 saattir hissettiriyor. Sürekli şikayet ve ağlama halinde. Olsun. Biraz kızıyorum, gece uyutmadığı için de kendimi çok yorgun hissediyorum ama olsun. Yeter ki söylentiler doğru çıksın ve krizler azalsın, belki tamamen de biter, olamaz mı?
Epileptyl'e devam. Sabah akşam 15'er damla.
Epileptyl'e devam. Sabah akşam 15'er damla.
07 Ekim 2007
Mola
9. krizi de geçirdikten sonra şimdilik, en azından son 24 saattir, bu posta da atlatılmış gibi gözüküyor.
05 Ekim 2007
Rekor
2 Ağustos'da galiba son kez yazmışım. Bu, iyimser yorumlara yol açmasın. O günden bu yana, yaklaşık üç haftada bir ve 4'lük, 5'lik paketler halinde krizler yaşandı. Artık bu işten o kadar sıkıldım ki yazmayı anlamsız buldum. Ama bu kez 48 saat içinde 7 krizi bulunca bu rekoru es geçemedim. Saatleri hiç fark etmiyor. Gece, gündüz, akşam sabah, içerde, dışarda...
İş giderek tatsızlaşıyor.
Önümüzdeki hafta, kısırlaştırma ameliyatı _bu kez kesin_ yapılacak. Bir de özel olarak dağda bayırda gezdirmeye çalışacağım. Hiç olmazsa haftada bir gün. Yaz dolayısıyla kuru mamaya geçmiştim. Bu akşamla birlikte gene çiğ gıdaya döndüm.
Gerisini kendi bilir. Anasının yanında yeri hazır.
İş giderek tatsızlaşıyor.
Önümüzdeki hafta, kısırlaştırma ameliyatı _bu kez kesin_ yapılacak. Bir de özel olarak dağda bayırda gezdirmeye çalışacağım. Hiç olmazsa haftada bir gün. Yaz dolayısıyla kuru mamaya geçmiştim. Bu akşamla birlikte gene çiğ gıdaya döndüm.
Gerisini kendi bilir. Anasının yanında yeri hazır.
02 Ağustos 2007
Bir Başka Köpek

Ruhibey bu arada gene 19-20'şer gün arayla kriz geçirmeye devam ediyor. Özellikle sonuncusu onu çok yordu çünkü iki günde belli aralıklarla tam beş kriz geçirdi. Hiçbiri olağanüstü şiddetli değildi ama dediğim gibi kendini neredeyse ancak bir haftada toparladı. Gerçi havalar çok sıcak olduğu için bizim gibi onun da pek kıpırdayacak hali yok ama gene de keyifsiz olduğu belliydi. Dün gene kriz geçirdi, gerçekten çok hafif. Şu ana kadar bir tekrar yok ama benim için önemli olan başka şeyler var. Artık kriz geleceğini neredeyse biliyoruz. İlk olarak hiç doymama krizine giriyor, hatta yemek çalmaya bile kalkışıyor (biz aynı odadaysak normalde asla yeltenmez). Sonra bir ikinci uyarı da Rafraf'dan geliyor. Ne zamandır dikkatimi çekmiyor değil ama dün çok barizdi. Bütün akşam Ruhibey'i yanına yaklaştırmadı, hatta durup durup ona hırladı, hem de o canavar sesleri çıkartarak. Öteki de hemen pısıp yolunu değiştirdi. Genelde çok iyi geçinir, bazen deli gibi oynarlar da (kışları!). Ama Ruhibey zaten kendisinin dörtte biri olan Rafraf'ı pek fazla kızdırmamaya dikkat eder.
Bakalım...
EK: 3 Ağustos cuma: Sabah saat yedide, sonra öğleden sonra 3 civarında tekrarladı. Yani 24 saat sonra. Tam eh bu kez bir kereyle atlattık galiba derken.
Şimdi yorgun ve uyuyor.
06 Haziran 2007
19 gün aradan sonra
5'i 6'ya bağlayan gece, saat 3'te yeni bir kriz. Hem de 5 dakika önce son derece uyanık bir şekilde balkona koşup gecenin gürültülerine karşı havlama görevini yerine getirdikten sonra.
Bu kez krizini epey inceledim. Asıl kasılma yalnızca 8-10 saniye sürüyor. Yani çırpınma, başını sallama, salyalanma, ağızda hafif köpürme, koltukta biçimsiz bir pozisyondaysa kendini yere atma. Sonra sanki kendine geliyor, yani benim yanıbaşımda olduğumu, kendisini sevip sakinleştirmeye çalıştığımı algılıyor. Ama uzuvlarını bükmek mümkün olmuyor. Kaskatı kesilmiş öylece yatıyor. Nefes alışları biraz daha sakinleşiyor, hatta düzenleşiyor. Ardından biraz gevşiyor, bu kez bacaklar koşma hareketine geçiyor ama esas olarak gene kaskatı. Koşma hareketleri de bitiyor, öylece yatıyor. Bariz biçimde gevşemeye başlıyor. Gevşiyor ama hala kıpırdamadan yatıyor. Bu süreç toplam 6-7 dakikayı buluyor. Hafif sendeleyerek de olsa ayaklanıyor, silkiniyor, bu arada her tarafı ağzından saçılan köpüklerle kaplıyor. Beni kokluyor. Sanki hadi diğer aşamaya geçelim artık der gibi bir hali oluyor. Diğer aşama, yani bol şekerli süt, ardından sokakta gezdirilme. Yeniden eve girdiğimizde üçüncü aşama başlıyor. Hedefsiz amaçsız salonun içinde dört dönmeler... Koku bırakmaya kalkmazsa müdahele etmiyorum. Kalkarsa bir süreliğine balkona atıyorum. Balkondan içeri alındığında ise dördüncü aşama başlıyor. Yani deliksiz uyku. Tabii onun için
Bu kez krizini epey inceledim. Asıl kasılma yalnızca 8-10 saniye sürüyor. Yani çırpınma, başını sallama, salyalanma, ağızda hafif köpürme, koltukta biçimsiz bir pozisyondaysa kendini yere atma. Sonra sanki kendine geliyor, yani benim yanıbaşımda olduğumu, kendisini sevip sakinleştirmeye çalıştığımı algılıyor. Ama uzuvlarını bükmek mümkün olmuyor. Kaskatı kesilmiş öylece yatıyor. Nefes alışları biraz daha sakinleşiyor, hatta düzenleşiyor. Ardından biraz gevşiyor, bu kez bacaklar koşma hareketine geçiyor ama esas olarak gene kaskatı. Koşma hareketleri de bitiyor, öylece yatıyor. Bariz biçimde gevşemeye başlıyor. Gevşiyor ama hala kıpırdamadan yatıyor. Bu süreç toplam 6-7 dakikayı buluyor. Hafif sendeleyerek de olsa ayaklanıyor, silkiniyor, bu arada her tarafı ağzından saçılan köpüklerle kaplıyor. Beni kokluyor. Sanki hadi diğer aşamaya geçelim artık der gibi bir hali oluyor. Diğer aşama, yani bol şekerli süt, ardından sokakta gezdirilme. Yeniden eve girdiğimizde üçüncü aşama başlıyor. Hedefsiz amaçsız salonun içinde dört dönmeler... Koku bırakmaya kalkmazsa müdahele etmiyorum. Kalkarsa bir süreliğine balkona atıyorum. Balkondan içeri alındığında ise dördüncü aşama başlıyor. Yani deliksiz uyku. Tabii onun için
17 Mayıs 2007
36. Saatte üçledi
Sabah 9'u geçe üçlemeyi tamamladık. Kriz bir şey değil de sanki yorgun gibi, hiç keyfi yok. Merdivenleri bile zor inip çıkıyor. Bahçede şöyle bir dolanıp hemen kendini serin ve kuytu bir yere çekiyor. Üçlemenin getirdiği genel yorgunluk mu? Sabah valium da vermedim. İlaçlara aynen devam. Sabah akşam onar damla.
16 Mayıs 2007
24 saatte iki
Dün gece sabaha karşı 3 ya da 4'te bir, bu akşam 21'de bir, şimdi bu gece acaba gene üçleyecej mi diye bekleyeceğim. Epileptyl'in faydası olmuyor demek yanlış olur, kriz araları hiç değilse yeniden açıldı. 25 Nisan'dan 16 Mayıs'a 21 gün eder, bu da hiçten iyidir. Krizler de çok şiddetli değil. Ama bu gece valium vermeyi de ihmal etmedim.
25 Nisan 2007
Son çare ameliyat
28 Mart'ta Epileptyl'e başlamışım. Yaklaşık bir ay. Krizlere devam. Dün sabah muhtemelen bir tane geçirmiş, biz evde yoktuk. Evdeki köpük izlerine bakarak bu sonuca vardım. Sonra gece birde, arkasından gene gece üçte... İlaç mı fayda etmiyor? Bu sabahtan itibaren Epileptyl'i sabah akşam 10'ar damla vermeye başladım.
Krizler bence çok ağır değil. Hele huzursuz gezinmeler dün gece iyice azdı. Ama bugün pek süklüm püklüm, hiç neşesi yok. Bahçede doğru dürüst gezinmedi bile.
Ameliyat için hala gaz anestezi aletinin gelmesini bekliyoruz. Mayıs başına kadar dişimizi sıkacağız artık. Belki kısırlaştırılınca krizler bıçak gibi kesilir.
Krizler bence çok ağır değil. Hele huzursuz gezinmeler dün gece iyice azdı. Ama bugün pek süklüm püklüm, hiç neşesi yok. Bahçede doğru dürüst gezinmedi bile.
Ameliyat için hala gaz anestezi aletinin gelmesini bekliyoruz. Mayıs başına kadar dişimizi sıkacağız artık. Belki kısırlaştırılınca krizler bıçak gibi kesilir.
12 Nisan 2007
İkincisi gecikmedi
Ne yazık ki ikinci kriz de gelmekte gecikmedi. Zaten ilkinden sonra huzursuzluğu bir türlü dinmedi, hem de valium'a rağmen. Kriz çok ağır sayılmazdı. Gece 1.30'da. Üstüne bol şekerli süt içti, dışarda geçti. Neyse ki yatıp uyumakta zorlanmadı.
11 Nisan 2007
Gene
Bu kez engelleyemedik. Kriz çok şiddetli değildi belki ama öğlen ikide geçirdi ama hala huzur bulamadı. Bir sakin uyuyamadı. Ürkek. Zaten genel olarak giderek ürkek bir hayvan oldu. Ani ses onu yerinden sıçratıyor. Dün ilacını tam veremedim. Biz odada yokken hayvanlardan biri kusmuş, hangisi anlayamadım. Daha önce ilaç verdiğim için ne olur ne olmaz diye hiç değilse 6 damla daha epileptyl vereyim dedim. Öyle de yaptım. Kusan oysa belki de ilaç yetmemiştir. Ayrıca son iki gündür B ve C vitaminine de ara vermiştim.
04 Nisan 2007
Mucize
Ayın 29.unda, yani Mart 29'da bir mucize gerçekleşti. Ruhibey tam kriz geçiriyordu ki, yani boş gözlerle sağa sola bakıp kafasını periskop gibi kesik kesik sağa sola oynatmaya başlamıştı ki dikkatini bize vermesini sağlayabildik, bir tereddüt anından sonra kendine geldi. Hemen onu dışarı çıkardım. Biraz gezdik. İçeri girince ağzına valium dayadım. Gerginliği ve ajite hali geçti. Acaba Epileptylîn de bir etkisi var mı? Tabii bunu da söylemek için henüz çok erken. Mucize ilaç henüz icat edilmedi.
Evvelsi gün mucize tekrarladı. Gene gözler sabitlendi, kafa dikildi. Seslendik, bir iki, sonra kendini toparladı. Hemen dışarı çıkardım. Bu kez valium da vermedim. Zaten fazla heyecanlı bir hali de yoktu.
Evvelsi gün mucize tekrarladı. Gene gözler sabitlendi, kafa dikildi. Seslendik, bir iki, sonra kendini toparladı. Hemen dışarı çıkardım. Bu kez valium da vermedim. Zaten fazla heyecanlı bir hali de yoktu.
28 Mart 2007
Dayanamadım
Dün akşam sonunda dayanamayıp Epileptyl'e başladım. Dün aksam üstü bir kriz, bir gece önce sabaha karşı saat dörtte bir kriz, ondan önceki gece saat birde bir kriz.
Hayvan ya krizden ölecek ya karaciğerden... ama ölecek.
Zaten hayvan evde hapis. Yollarda ya kriz geçirirse diye...
Son umudum ameliyat...
Ama o da bir çözüm mü belli değil.
Hayvan ya krizden ölecek ya karaciğerden... ama ölecek.
Zaten hayvan evde hapis. Yollarda ya kriz geçirirse diye...
Son umudum ameliyat...
Ama o da bir çözüm mü belli değil.
23 Mart 2007
17 mart
Hafif bir krizdi. Yazmayı unutmuşum. Tam da 3 haftada bir ama üstüste 2-3 tane diye teşhisi koyduktan sonra...
09 Mart 2007
Artık yazmaya korkuyorum
Geçen gün, yani ayın üçünde tek krizle kaldık diye sevinmiştim, erken sevinmişim, 7'sinde, ardından 8'inde birer kriz. Çok şiddetli değil. Çabuk toparlanıyor. Ama valium da fazla fark etmedi. Uzun süre evde dolandı durdu.
Hastalık kötü de giderek daha ürkek bir köpek oluyor. ANi gürültüler artık onu çok rahatsız ediyor.
Biraz daha böyle giderse ilaç vermeye mecbur mu kalacağım?
Hastalık kötü de giderek daha ürkek bir köpek oluyor. ANi gürültüler artık onu çok rahatsız ediyor.
Biraz daha böyle giderse ilaç vermeye mecbur mu kalacağım?
03 Mart 2007
İlk Kez Valium
Dün akşam, tam gece yarısı yeni bir kriz. Oldukça hafif. Çiş kaçırma var onun dışında kendine çabuk geldi. Gene dışarda biraz gezdik. Komşunun köpeğine hiçbir şey olmamış gibi ilgi gösterdi. İçeri girdiğimizde sütlü bal verdim aytıca 7 damla valium. Fazla gezinmedi. Uyudu. Gün boyu keyfi yerindeydi. Akşam yemeği ile birlikte gene 7 damla valium verdim. Bu akşam uyursa peşpeşe kriz geçirmez umuduyla.
B ce C Vitaminlerini de vermeye devam ediyorum.
B ce C Vitaminlerini de vermeye devam ediyorum.
06 Şubat 2007
Sonu ne olacak
Bugün öğleden sonra 2'de yeni bir kriz. Çiş yok kaka yok. Bol köpük. Ve bence süreler giderek uzuyor. Yani sanki arka arkaya 2 kriz geçiriyor. Önce kasılma, titreme... Bir ara... Gözleri yuvalarından uğramış halde bir süre kaskatı yattı. Bacaklarını bükmeye çalışsam kırabilirim, o kadar kaskatı... Sonra bacaklar koşma hareketine geçti. Bugün fazladan o haliyle ayaklanıp bir iki adım atıp yeniden kaskatı yere düştü, düşe kalka, katıla toparlana oturma odamızı boydan boya katetti. En son uluma, inleme ve şikayet karışımı sesler çıkarttı. Sonra bitti. Hemen ayaklandı, hiç sendelemeden... Bu haliyle bugünkü kriz en az 5-6 dakika sürdü dersek abartmış olmam.
Sonra hemen onu bahçeye attım. Kendisi gezdi, 15-20 dakika sonra koşa koşa neşe içinde geri geldi. Ama çok açtı. Ballı süt verdim. Biraz yatıştı. Sonra yattı uyudu.
Krizin ne zaman başlayacağını da anlıyorum. Yattığı yerden birden başını kaldırıp sanki bir şey duymuş gibi kulaklarını dikiyor (kulakları dikilmiyor, sözün gelişi)... Buraya kadar normal. Ben seslenip o da bana tepki verirse endişelenecek bir durum yok demek. Ama krize giriyorsa o zaman bana hiç tepki vermiyor. Gözleri boş ve sabit bakıyor. Kafası titremeye, ardından bir sağa bir sola kesik kesik çevirmeye başlıyor... Ardından kendini yere atıp... kasılmalar...
Sonra hemen onu bahçeye attım. Kendisi gezdi, 15-20 dakika sonra koşa koşa neşe içinde geri geldi. Ama çok açtı. Ballı süt verdim. Biraz yatıştı. Sonra yattı uyudu.
Krizin ne zaman başlayacağını da anlıyorum. Yattığı yerden birden başını kaldırıp sanki bir şey duymuş gibi kulaklarını dikiyor (kulakları dikilmiyor, sözün gelişi)... Buraya kadar normal. Ben seslenip o da bana tepki verirse endişelenecek bir durum yok demek. Ama krize giriyorsa o zaman bana hiç tepki vermiyor. Gözleri boş ve sabit bakıyor. Kafası titremeye, ardından bir sağa bir sola kesik kesik çevirmeye başlıyor... Ardından kendini yere atıp... kasılmalar...
05 Şubat 2007
Haberler iyi değil
Dün akşam saat 20 sularında, sonra sabaha karşı 4'lerde, ardından bugün gene 20'lerde. Çok şiddetli değil ama hepsi de en az 3-4 dakika sürmüştür. Ardından her seferinde çabuk toparlandı. İlki hariç çiş yok, çiş kaka zaten yok. Biraz ağız salyası var. Bugünkünde sonuna doğru biraz inleme vardı. Gene dışarda gezdi. Evin içinde fazla dolanmadı. Biraz tereddütten sonra yat emrini dinledi. Şimdi uyuyor. Bu arada ben de tecrübe kazandım herhalde ki kriz geçireceğini daha başlamadan anladım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)